Thursday, January 13, 2011

Mademoiselle Coco



19 Ağustos 1883, Gabrielle Bonheur, Fransa’da dünyaya gelir. Annesini tüberkülozdan kaybettiğinde 12 yaşındadır. Aubazine'de bir yetimhanede büyür. Bir terzinin yanında çıraklıkla başlar moda hayali. 'Au Sans Pareil' çorap mağazasında tezgahtarlık, sonra da Moulin'de Cafede ve Vichy'de şarkıcılık. “Ko Ko Ri Ko ve Qui qu’a vu Coco” bu şarkıyla “Coco” olur lakabı.




Kadınların korseler giyip, kabarık elbiselerle dolaştıkları dönemde Coco, pantolon giyer, saçlarını keser ve sigara içer.


İlk mağazası şapka üzerine olur, yaptığı şapkalarla adından söz ettirir. Maskülen ama bir o kadar da feminen bir tarzı vardır. Çok geçmeden kendi adını taşıyan butiğini açar. Sonra da bir moda evi.



Matem rengi siyaha yeni bir şekil verir “Küçük Siyah Elbise” ile.


“5” rakamının uğurlu olduğunu düşünür Coco. İlk defilesini ayın 5’inde gerçekleştirir, diğer koleksiyonlarını da. Ve efsanevi parfümüne de bu ismi koyar; Chanel No: 5



Aristokrat İngiliz beylerinin tüvit kumaşını yeniden yorumlar; “Chanel Takım” ile.



2. Dünya Savaşı patlak verince moda evi kapanır. Ayrıca zorlu bir rakibi de vardır “Dior”. Ama Coco devrimdir, 5 Şubat 1954’de yeni koleksiyonunu Amerikan Vogue ve Harpers Bazaar dergisinden editörler izlerken, 70 yaşındadır. “Koketliğin dönüşü” olarak yeniden doğmuştur.



1971’de 88 yaşında “sade ve şık” olarak ayrılır aramızdan Coco.



Ama o hala, aramızda. Babetleriyle, parfümüyle, ceketleriyle, zincir saplı çantalarıyla, denizci çizgilileriyle, küçük siyah elbiseleriyle, inci kolyeleriyle.




No comments:

Post a Comment